Son iki yıldır Avrupa’ya satış yapan üreticilerin gündemine giren bir cümle vardı: “Sürdürülebilirlik verinizi paylaşır mısınız?” Bu talebin arkasında AB’nin Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlama Direktifi (CSRD) duruyordu. 2026’da işler değişti. AB, kendi raporlama mevzuatını “Omnibus” adı verilen bir sadeleştirme paketiyle yeniden düzenledi. Eşikler yükseldi, istenen veri sayısı azaldı ve küçük tedarikçileri koruyan bir sınır geldi.
Bu değişiklik Türkiye’deki ihracatçı ve tedarikçileri doğrudan ilgilendiriyor. Çünkü çoğu Türk üreticisi CSRD’ye kendisi tabi değil; ama AB’deki büyük müşterileri tabi, ve bu müşteriler veri talebini tedarik zinciri boyunca aşağıya aktarıyor. Omnibus, tam olarak bu aktarmanın kurallarını değiştirdi. Aşağıda ne olduğunu ve pratikte ne yapmanız gerektiğini sade biçimde topladık.
CSRD neydi, Omnibus ne değiştirdi?
CSRD, belirli büyüklükteki şirketlerin çevresel ve sosyal etkilerini standart bir formatta (ESRS – Avrupa Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları) raporlamasını zorunlu kılan AB direktifiydi. İlk halinde kapsam genişti ve raporlanacak veri noktası sayısı bine yakındı.
Avrupa Komisyonu, rekabetçiliği artırma ve idari yükü azaltma gündemiyle bir dizi düzenlemeyi tek bir “Omnibus” paketinde topladı. Bu paket AB Resmî Gazetesi’nde 26 Şubat 2026 tarihinde yayımlandı ve yirmi gün sonra, Mart 2026 ortasında yürürlüğe girdi. (Kaynak: AB Resmî Gazetesi; teknik özet için hukuk ve denetim firmalarının Omnibus I bültenleri.) Paket üç ana yönde değişiklik getirdi: kapsamı daralttı, istenen veriyi azalttı ve takvimi öteledi.
Yeni eşikler: kimler kapsamda kaldı, kimler çıktı?
En görünür değişiklik kapsam eşiğinde oldu. Aşağıdaki tablo eski ve yeni durumu karşılaştırıyor. Rakamlar ve tarihler nihai ESRS metniyle güncellenebildiğinden, işletmenizi ilgilendiren kararı vermeden önce güncel resmî metni teyit edin.
| Önceki kriter | Omnibus sonrası | |
|---|---|---|
| Çalışan sayısı | 250 (diğer eşiklerle birlikte) | 1.000’den fazla |
| Net ciro | 50 milyon avro | 450 milyon avrodan fazla |
| Uygulanma | İki kriterden birini sağlamak | Her iki eşiği birlikte aşmak |
Sonuç: kapsam yalnızca en büyük şirketlerle sınırlandı. Halihazırda raporlamaya başlamış olup yeni eşiklerin altında kalan şirketler kapsam dışına çıktı. Zorunlu veri noktası sayısı da bin yüzün üzerindeki seviyeden yaklaşık üçte birine inecek şekilde yeniden düzenleniyor; revize ESRS’nin nihai metni 2026 içinde bekleniyor. Kesin sayı ve yürürlük tarihi için AB Komisyonu duyurularını izlemek doğru olur.
En kritik değişiklik: tedarik zinciri sınırı
Türk ihracatçı için asıl önemli madde burada. Omnibus, raporlayan büyük şirketlerin kendi tedarikçilerinden isteyebileceği bilgiyi sınırlandırdı. Bin çalışanın altındaki tedarikçilerden, gönüllü VSME (küçük ve orta ölçekli işletmeler için basitleştirilmiş standart) kapsamının ötesinde veri talep edilmesinin önüne geçen bir “değer zinciri sınırı” getirildi.
Uygulamada bu şu demek: AB’deki müşteriniz artık size istediği her ayrıntıyı, istediği formatta dayatamaz. Talep, makul ve standart bir çerçeveyle sınırlı. Bu, özellikle veri toplama kapasitesi kısıtlı KOBİ’ler için nefes aldıran bir düzenleme. Ama talebin tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmiyor — müşteriniz hâlâ karbon ayak izinizi ve temel çevresel göstergelerinizi soracak.
Pratik bir örnekle: elli kişilik bir metal parça üreticisiyseniz ve Almanya’daki büyük bir müşteriye satış yapıyorsanız, eskiden bu müşterinin sürdürülebilirlik ekibinin gönderdiği uzun anketleri doldurmak zorunda kalabiliyordunuz. Yeni düzenlemeyle bu talep VSME çerçevesindeki temel göstergelerle sınırlı. Sizin işiniz, o temel göstergeleri — enerji tüketimi, üretim başına emisyon gibi — güvenilir biçimde üretebilmek.
Türkiye tarafı: TSRS ve ihracatçının gerçek gündemi
Türkiye kendi çerçevesini kurdu. Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS), 1 Ocak 2024’ten itibaren belirli eşiği aşan şirketler için zorunlu hale getirildi. Ticaret Bakanlığı’nın açıkladığı Türk eşikleri; 250 çalışan, 500 milyon TL aktif büyüklük ve 1 milyar TL yıllık net satış hasılatı kriterlerinden en az ikisini sağlamak üzerine kurulu. (Kaynak: Ticaret Bakanlığı, Yeşil Mutabakat sayfaları.)
İhracatçı için tablo net: iki taraftan da veri talebi geliyor. Bir yanda AB müşterileri ve CSRD zinciri, diğer yanda yerli mevzuat ve TSRS. Buna Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM) kesin döneminin 2026 başında başlamasını da ekleyin. Üç ayrı gündem, aynı temel soruyu soruyor: üretiminizin çevresel verisini ölçebiliyor musunuz? Bu yüzden CBAM ve karbon raporlaması artık yeşil dönüşüm başlığının merkezinde.
İhracatçı KOBİ ne yapmalı?
Omnibus yükü hafifletti ama gündemi ortadan kaldırmadı. Bugünden atılacak somut adımlar:
- Kapsamda olup olmadığınızı netleştirin. Doğrudan CSRD kapsamında değilseniz bile, AB müşterinizin sizden ne isteyeceğini önceden sorun. Belirsizliği tahminle değil, müşteriyle konuşarak giderin.
- Karbon ayak izinizi ölçün. Kapsam 1, 2 ve 3 emisyonlarınızı hesaplamak, hem CBAM hem müşteri talepleri için ortak temeldir. Nasıl hesaplandığına dair pratik bir başlangıç için karbon ayak izi rehberimize göz atabilirsiniz.
- Veriyi tek yerde toplayın. Emisyon, enerji ve üretim verisinin farklı tablolarda dağınık durması en sık yaşanan sorun. Talep geldiğinde günlerce dosya aramak yerine, veriyi sistem içinde tutun.
- VSME çerçevesini tanıyın. Küçük tedarikçiyseniz, müşterinizin sizden isteyebileceği veri bu standartla sınırlı. Fazlasını raporlama baskısı hissederseniz, sınırın ne olduğunu bilin.
- Resmî kaynağı takip edin. Omnibus sonrası ESRS metni ve tarihler netleşiyor; kritik kararları güncel AB Komisyonu ve Ticaret Bakanlığı duyurularına dayandırın.
Ölçmeden raporlamaya: veriyi düzene koymak
Bu düzenlemelerin ortak paydası raporun kendisi değil, altındaki veri. Rapor formatı sadeleşse de, güvenilir emisyon ve enerji verisi üretme ihtiyacı duruyor. İkiz Eksen’in yaklaşımı da buradan başlıyor: önce üretim ve enerji verisini sahadan ölçülebilir hale getirmek, sonra bunu bir yazılım katmanında toplamak, en sonunda CBAM ve müşteri talepleriyle uyumlu çıktıya dönüştürmek.
Bu ölçüm–yazılım–uyum zincirinin arkasında Qera’nın kurumsal yazılım birikimi var: 15’ten fazla sektörde 550’den fazla müşteri ve 100’ün üzerinde ERP uygulaması. Altyapı Microsoft Azure üzerinde çalışıyor; ISO/IEC 27001 ve ISO 9001 belgeleriyle bilgi güvenliği ve kalite çerçevesi kurulu. Sensör montajından akredite karbon doğrulamasına kadar uzmanlık gerektiren adımları ise çözüm ortaklarıyla birlikte yürütüyoruz — kimin neyi sağladığını çözümler sayfasında şeffaf biçimde anlatıyoruz.
Kısacası: Omnibus, raporlama yükünü akıllıca azalttı. Ama Avrupa’ya satış yapan üreticinin ölçüm gündemi masada. Verinizi bugün düzene koyarsanız, hangi talep gelirse gelsin hazır olursunuz. Nereden başlayacağınızı konuşmak isterseniz, bizimle iletişime geçin.
Sıkça Sorulan Sorular
CSRD kapsamında değilsem Omnibus beni neden ilgilendiriyor?
Çünkü AB’deki müşteriniz kapsamda olabilir ve veri talebini size aktarabilir. Omnibus, bu aktarmayı sınırlandırdı: bin çalışanın altındaysanız, sizden VSME standardının ötesinde veri istenemez. Yani doğrudan tabi olmasanız da kuralın sizi koruyan yönü var.
Omnibus çıktı diye artık karbon verisi hazırlamama gerek yok mu?
Var. Omnibus, raporun kapsamını ve veri noktalarını azalttı; ölçüm ihtiyacını ortadan kaldırmadı. CBAM kesin dönemi 2026’da başladı ve AB müşterileri temel emisyon verisini sormaya devam ediyor. Karbon ayak izinizi ölçmek hâlâ gerekli.
Yeni CSRD eşiği tam olarak nedir?
Omnibus sonrası kapsam, bin çalışandan fazla ve 450 milyon avrodan fazla net ciroya sahip şirketlerle sınırlandırıldı. Önceki daha düşük eşikler yükseltildi. Kesin uygulama koşulları nihai metinle güncellenebildiğinden, kendi durumunuz için resmî AB kaynağından teyit alın.
TSRS ile CSRD aynı şey mi?
Hayır. CSRD Avrupa Birliği’nin, TSRS ise Türkiye’nin sürdürülebilirlik raporlama çerçevesi. TSRS 1 Ocak 2024’ten itibaren belirli eşiği aşan Türk şirketleri için zorunlu. İhracat yapıyorsanız her iki tarafın da talebiyle karşılaşabilirsiniz; ikisinin de temeli aynı ölçülebilir veri.
Bu sürece nasıl hazırlanmaya başlarım?
Önce AB müşterinizin sizden ne isteyeceğini netleştirin, sonra üretim ve enerji verinizi tek bir yerde toplanabilir hale getirin. Ölçümü kurmak, hangi mevzuat gelirse gelsin işinize yarar. Dijitalleşme adımlarını nasıl sıralayacağınızı dijital dönüşüm sayfamızda bulabilirsiniz.
