ETS & Karbon Piyasası

Türkiye ETS yönetmeliği yürürlükte: üretici için ne değişti?

Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi Yönetmeliği 27 Ağustos 2026'da yürürlüğe girdi: kapsam kategorileri, pilot dönem kuralları ve izleme-raporlama-doğrulama süreci netleşti. Üreticinin atması gereken adımlar, kaynaklı bir rehberde.

Güncelleme: 29 Eylül 2026 Bu sayfadaki sayısal ve hukuki bilgiler resmî/birincil kaynaklara dayanır.

Türkiye ETS yönetmeliği yürürlükte: üretici için ne değişti?

Türkiye’nin ilk ulusal karbon fiyatlama aracı artık taslak değil. Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) Yönetmeliği, 27 Ağustos 2026 tarihli ve 33353 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. 7552 sayılı İklim Kanunu’nun çerçevesini çizdiği sistem, artık kapsam, kategori ve süreç detaylarıyla somutlaştı.

Ağır sanayi tesisi işleten üretici için bu, “bir gün gelecek” denilen bir gündemden çıkıp takvime bağlanan bir yükümlülüğe dönüştü. Bu yazıda yönetmeliğin ne getirdiğini, hangi tesisin hangi kategoride yer aldığını ve bugünden atılması gereken adımları sade biçimde topladık.

Yönetmelik ne getirdi, ne zaman başladı?

Yönetmelik, sera gazı emisyonlarının izlenmesi, raporlanması ve doğrulanmasına (İRD) ilişkin usul ve esasları düzenliyor; aynı zamanda ETS’nin işleyiş kurallarını belirliyor (Kaynak: Resmî Gazete, 27 Ağustos 2026, Sayı 33353). Sistem üç kurum tarafından birlikte yürütülecek: İklim Değişikliği Başkanlığı, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) ve Enerji Piyasaları İşletme A.Ş. (EPİAŞ).

Uygulama iki döneme ayrılıyor:

  • 2026 — pilot ve yalnızca raporlama yılı. Bu yıl için mali bir yükümlülük yok; amaç izleme-raporlama-doğrulama altyapısının test edilmesi.
  • 2027 — fiyat mekanizmasının devreye girmesi. Kesin dönemde emisyon tahsisatı ve alım-satım mekanizması işlemeye başlayacak.

Bu iki aşamalı yaklaşım, CBAM’ın geçiş dönemi mantığına benziyor: önce ölçüm disiplini oturtuluyor, sonra maliyet devreye giriyor. Avrupa Birliği’nin kendi emisyon ticaret sistemi (EU ETS) benzer bir yolu on yılı aşkın süredir işletiyor; Türkiye’nin tercih ettiği kademeli geçiş, o deneyimden çıkarılan derslere yaslanıyor denilebilir. Ancak eşikler, kategoriler ve zaman çizelgesi kendi ulusal mevzuatımıza özgü — AB sistemiyle birebir eşleştirme yapmak yanıltıcı olur.

Kapsam: hangi tesis, hangi kategoride?

Yönetmeliğin ekinde yakıt yakma, petrol rafinasyonu, demir-çelik ve diğer metal üretimi, klinker, cam, seramik, kâğıt-karton ve çeşitli kimyasal madde üretimi gibi faaliyetler sayılıyor. Tesisler, yıllık sera gazı emisyon miktarına göre üç kategoriye ayrılıyor:

KategoriYıllık emisyonETS durumu
A50.000 ton CO₂ eşdeğeri altıİzleme ve raporlama yükümlü, sisteme (alım-satıma) dahil değil
B50.000–500.000 ton CO₂ eşdeğeriSisteme dahil
C500.000 ton CO₂ eşdeğeri üstüSisteme dahil

Pratikte bu, küçük ölçekli tesislerin ilk aşamada veri disiplini kazanmakla yükümlü olduğu, orta ve büyük ölçekli tesislerin ise doğrudan sisteme dahil olduğu anlamına geliyor. Kendi tesisinizin hangi kategoriye girdiğini yönetmeliğin ilgili ekinden ve gerekirse İklim Değişikliği Başkanlığı’nın resmî açıklamalarından teyit etmeniz gerekir — faaliyet kodu ve kapasite hesabı tesisten tesise farklılık gösterebilir.

Pilot dönemde mali yük var mı?

Pilot dönemde (2026-2027) kategori B ve C’deki tesislere kıyas (benchmark) yöntemine göre yüzde 100 ücretsiz tahsisat öngörülüyor ve bu dönemde mali bir yükümlülük uygulanmıyor. Yani 2026-2027 arasında asıl beklenti ödeme değil, doğru ve zamanında veri. Fiyat mekanizması 2027’de devreye girdiğinde, geçmiş dönemde kurulan izleme altyapısının kalitesi belirleyici olacak.

İzleme, raporlama, doğrulama nasıl işleyecek?

Yönetmelik kapsamındaki tesislerin sera gazı emisyonlarını belirlenen yöntemle izlemesi, yıllık olarak raporlaması ve bu raporun bağımsız bir doğrulayıcı tarafından onaylanması gerekiyor. Bu üçlü yapı (izleme–raporlama–doğrulama, kısaca İRD veya uluslararası kısaltmasıyla MRV) CBAM’da ve ISO 14064 sera gazı doğrulama sürecinde de karşımıza çıkan bir mantık; dolayısıyla CBAM için kurulmuş bir veri altyapısı, ETS raporlaması için de büyük ölçüde yeniden kullanılabilir.

Bu noktada sık karşılaşılan sorun teknik değil, organizasyonel: enerji tüketimi, yakıt sarfiyatı ve üretim verisi genelde farklı departmanların elinde, farklı tablolarda tutuluyor. Doğrulayıcı devreye girdiğinde bu dağınıklık, hem zaman kaybına hem tutarsızlık riskine yol açıyor.

Pratik karşılığı şu: üretim hattındaki sayaç ve sensör verisiyle muhasebedeki fatura/tüketim kayıtları aynı sonuca işaret etmiyorsa, doğrulayıcı bunu bir uyumsuzluk olarak işaretler ve rapor geri döner. İzleme planını erkenden, veri kaynaklarını netleştirerek kurmak; raporlama dönemine yaklaşırken telaşla veri toplamaktan çok daha az maliyetli.

CBAM ile bağlantısı ne?

CBAM ve Türkiye ETS’si ayrı mevzuat olsa da aynı ölçüm disiplinine dayanıyor. AB’ye ihracat yapan ve aynı zamanda ETS kapsamına giren bir demir-çelik ya da çimento üreticisi için pratik sonuç şu: emisyon verisini bir kez, doğru biçimde üretmek; bu veriyi hem CBAM beyanında hem yurt içi ETS raporunda kullanmak. Ayrı ayrı, tekrar tekrar veri toplamak yerine tek bir ölçüm ve raporlama katmanı kurmak, hem zaman hem doğrulama maliyeti açısından anlamlı bir fark yaratıyor. Bu konuyu daha geniş bir çerçevede yeşil dönüşüm sayfamızda ele alıyoruz.

Üretici bugünden ne yapmalı?

  • Kategorinizi netleştirin. Yönetmelik ekindeki faaliyet listesini ve emisyon eşiklerini kendi tesisinizin verisiyle karşılaştırın; belirsizlik varsa resmî kaynağa veya bir danışmana başvurun.
  • Veri kaynaklarınızı haritalayın. Yakıt tüketimi, elektrik, üretim miktarı gibi girdilerin hangi sistemde, hangi formatta tutulduğunu çıkarın.
  • İzleme planı hazırlığına başlayın. 2026 raporlama yılı olduğu için, izleme metodolojinizi bu yıl içinde oturtmanız 2027’deki fiyat mekanizmasına daha hazır girmenizi sağlar.
  • CBAM verinizle çakışan noktaları belirleyin. İhracatçıysanız, ETS ve CBAM için ayrı ayrı değil, tek bir veri hattından raporlama yapmayı hedefleyin.
  • Doğrulayıcı süreciyle önceden tanışın. Bağımsız doğrulama, son ana bırakılınca zaman baskısı yaratıyor; erken temas kuranlar süreci daha rahat yönetiyor.

Bu adımların ortak paydası, aslında raporun kendisi değil altındaki veri. İkiz Eksen’in yaklaşımı tam olarak buradan başlıyor: üretim ve enerji verisini sahadan ölçülebilir hale getirmek, bunu bir yazılım katmanında toplamak, sonra ETS ve CBAM gibi düzenlemelerle uyumlu çıktıya dönüştürmek. Bu süreçte Qera’dan gelen 550’den fazla müşteri ve 100’ün üzerinde ERP projesi birikimini, Microsoft Azure altyapısını ve Türkiye genelinde yürütülen anahtar teslim proje deneyimini devreye alıyoruz. Kapsamımıza ve çalışma modelimize çözümler sayfamızdan bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

ETS 2026’da tüm sanayi tesislerini mi kapsıyor?

Hayır. Yönetmelik ekinde sayılan faaliyet kollarında (yakıt yakma, rafinaj, demir-çelik ve diğer metaller, klinker, cam, seramik, kâğıt-karton, belirli kimyasallar) ve belirli kapasite eşiklerinin üzerinde emisyona sahip tesisler kapsamda. Küçük ölçekli (Kategori A) tesisler yalnızca izleme-raporlama yükümlü, alım-satım sistemine dahil değil.

2026’da ödeme yapmam gerekiyor mu?

Pilot dönemde (2026-2027) Kategori B ve C tesislere yüzde 100 ücretsiz tahsisat uygulanıyor ve mali yükümlülük yok. Asıl yükümlülük, doğru ve zamanında emisyon raporlaması. Fiyat mekanizması 2027’de devreye giriyor.

ETS ile CBAM aynı şey mi?

Hayır, ikisi ayrı düzenleme. CBAM, AB’nin ithal ürünlerdeki karbonu sınırda fiyatlandırdığı bir mekanizma; Türkiye ETS’si ise yurt içi sanayi tesislerini kapsayan ulusal bir karbon piyasası. Ancak ikisi de aynı temel veriye (sera gazı emisyon ölçümü) dayandığı için, bir üreticinin CBAM için kurduğu veri altyapısı ETS raporlaması için de kullanılabilir.

Doğrulama sürecini kim yapacak?

Yönetmelik, raporların bağımsız bir doğrulayıcı tarafından onaylanmasını öngörüyor. Doğrulayıcı akreditasyonu ve listesine ilişkin güncel bilgi için İklim Değişikliği Başkanlığı’nın resmî sayfasını (iklim.gov.tr) takip etmek doğru olur; süreç CBAM’daki doğrulayıcı mantığıyla benzerlik taşıyor.

Kendi tesisimin kategorisini nasıl netleştiririm?

Yönetmeliğin ekindeki faaliyet kodları ve kapasite/emisyon eşikleriyle kendi üretim verinizi karşılaştırmanız gerekir. Sınırda kalan ya da birden fazla faaliyet kolunu birlikte yürüten tesisler için resmî kaynağı veya konuyla ilgili bir danışmanı devreye almak, yanlış sınıflandırma riskini azaltır.

İzleme-raporlama-doğrulama sürecinize destek olacak bir değerlendirme görüşmesi için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.

Kaynaklar: Resmî Gazete, 27 Ağustos 2026 tarih ve 33353 sayı, Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi Yönetmeliği; İklim Değişikliği Başkanlığı (iklim.gov.tr). Rakam ve eşikler yönetmelik metninden alınmıştır; kendi tesisiniz için bağlayıcı değerlendirmeyi resmî kaynaktan veya yetkili bir danışmandan teyit edin.

LinkedIn’de paylaş

İlgili yazılar

Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır; resmî mevzuat ve teşvik koşulları için birincil kaynakları (ilgili kurum/Resmî Gazete) teyit edin.

Dijital ya da yeşil dönüşümde nereden başlayacağınızı mı arıyorsunuz?

İkiz Eksen ile başlamak basit: önce mevcut durumunuzu ölçer, yol haritanızı birlikte çıkarırız. Büyük bir programla değil, tek bir adımla başlarsınız.