Sürdürülebilirlik Raporlaması

Sürdürülebilirlik raporlaması: TSRS kapsamı 2026'da ne değişti?

TSRS eşikleri Ocak 2026'da ikiye katlandı, AB tarafında Omnibus CSRD kapsamını daralttı. Türkiye'deki üreticiler için kapsam, tedarik zinciri etkisi ve raporlamaya nasıl hazırlanılacağı — kaynaklı bir rehber.

Güncelleme: 26 Haziran 2026 Bu sayfadaki sayısal ve hukuki bilgiler resmî/birincil kaynaklara dayanır.

Sürdürülebilirlik raporlaması: TSRS kapsamı 2026'da ne değişti?

Sürdürülebilirlik raporlaması son üç yılda gönüllü bir “iyi niyet belgesi” olmaktan çıkıp, belirli ölçekteki şirketler için yasal bir yükümlülüğe dönüştü. Hem Türkiye’de hem Avrupa Birliği’nde kurallar 2026’nın ilk aylarında yeniden çizildi: Türkiye’de kapsama giren şirket eşikleri yükseltildi, AB tarafında CSRD kapsamı belirgin biçimde daraltıldı. Bu iki haber yüzeyde “yük azaldı” gibi okunuyor. Üretici tarafında işin gerçeği biraz daha incelikli.

Bu yazıda kimin rapor vermek zorunda olduğunu, 2026’da tam olarak neyin değiştiğini ve kapsam dışında kalsanız bile sizi neden ilgilendirdiğini kaynaklarıyla topladık.

TSRS nedir, kim kapsama giriyor?

Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS), Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu (KGK) tarafından yayımlandı ve 29 Aralık 2023 tarihli Resmî Gazete ile yürürlüğe girdi. Standartlar, uluslararası ISSB çatısındaki IFRS S1 (genel sürdürülebilirlik açıklamaları) ve IFRS S2 (iklimle ilgili açıklamalar) temel alınarak hazırlandı; yani TSRS 1 genel çerçeveyi, TSRS 2 ise iklim başlığını düzenliyor.

Raporlama, belirli büyüklük eşiklerini iki ardışık raporlama döneminde aşan işletmeler için zorunlu. Eşik mantığı şu: aşağıdaki üç ölçütten en az ikisini aşıyorsanız kapsamdasınız.

ÖlçütNe ölçüyor
Aktif toplamıŞirketin bilanço büyüklüğü
Yıllık net satış hasılatıYıllık ciro
Çalışan sayısıİstihdam ölçeği

Bankalar, sigorta şirketleri ve sermaye piyasası kurumları gibi BDDK ve SPK düzenlemesine tabi finansal kuruluşlar ise sayısal eşiklerden bağımsız olarak kapsamda değerlendiriliyor (küçük ölçekli bazı kuruluşlar için geçici muafiyetler tanındı). Kendi durumunuzu netleştirmek için KGK’nın sürdürülebilirlik sayfasını ve mali müşavirinizi esas alın.

2026 değişikliği: eşikler ikiye katlandı

İşte asıl haber. KGK’nın eşik ölçütlerini güncelleyen Kurul Kararı 16 Ocak 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı ve 1 Ocak 2025’te veya sonrasında başlayan hesap dönemlerine uygulanıyor. Yeni eşikler, önceki değerlerin tam iki katı:

  • Aktif toplamı: 500 milyon TL → 1 milyar TL
  • Yıllık net satış hasılatı: 1 milyar TL → 2 milyar TL
  • Çalışan sayısı: 250 → 500

Pratikte bu, dünkü eşiklere göre kapsamda olan bir dizi orta ölçekli şirketin, en az iki ölçütü artık aşmıyorsa zorunlu raporlama yükümlülüğünden çıkması anlamına geliyor. Rakamlar dönem dönem revize edildiği için kendi hesabınızı yaparken güncel Kurul Kararını ve bir bağımsız denetçi/danışman görüşünü teyit edin.

Bir nokta önemli: kapsamdan çıkmak, sürdürülebilirlik verisi tutma ihtiyacının ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Nedenini birazdan açacağız.

AB tarafında Omnibus: kapsam daraldı, baskı sürüyor

Avrupa Birliği’nde de benzer bir sadeleştirme yaşandı. “Omnibus I” olarak anılan sadeleştirme direktifi AB Resmî Gazetesi’nde 26 Şubat 2026’da yayımlandı ve 18 Mart 2026’da yürürlüğe girdi. Direktif, Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlama Direktifi’nin (CSRD) ve ona bağlı ESRS standartlarının zorunlu kapsamını büyük ölçüde daralttı.

Yeni eşiğe göre ESRS’ye uygun raporlama, kabaca 1.000’den fazla çalışanı ve 450 milyon avronun üzerinde net cirosu olan AB şirketleriyle sınırlandırıldı — önceki 250 çalışan eşiğinden çok daha yukarısı. Ayrıca standartların veri noktası sayısı ciddi biçimde azaltıldı; sadeleştirilmiş ESRS metninin 2026 sonbaharında tamamlanması, sadeleştirilmiş standartlara göre ilk raporların 2027 mali yılını kapsaması bekleniyor. Bu rakamlar AB mevzuatına dayanıyor; kesin koşullar için resmî metni veya bir uyum danışmanını esas alın.

İlk bakışta “Avrupa geri adım attı” gibi görünüyor. Ama büyük müşterilerin tedarikçilerinden veri isteme alışkanlığı bir direktif maddesiyle silinmiyor.

”Kapsamda değilim” tuzağı: tedarik zinciri etkisi

Türkiye’deki imalatçı KOBİ’lerin büyük bölümü ne TSRS ne de ESRS eşiklerini doğrudan aşıyor. Buna rağmen sürdürülebilirlik verisi talebi onlara dolaylı yoldan ulaşıyor.

Mantık basit: kapsamdaki büyük bir şirket kendi karbon ayak izini ve değer zinciri emisyonlarını (Kapsam 3) raporlamak zorundaysa, bu veriyi tedarikçilerinden toplamak durumundadır. Yani siz raporlamasanız da, raporlayan müşteriniz sizden emisyon, enerji ve malzeme verisi ister. Aynı baskı, AB’ye ihracat yapan üreticiyi CBAM tarafında da bekliyor; bu konuyu CBAM kesin dönem rehberimizde ayrıca ele aldık.

Sonuç şu: zorunlu raporlama eşiğinin altında olmak, sizi “ölçüm yapmayan” konumuna getirmez — yalnızca resmî bir formatta rapor verme yükümlülüğünüzü ertelemiş olur. Veri talebi, ihale ve sözleşme şartı olarak kapınıza dayanmaya devam eder.

Rapor değil, veri sistemi: ölçümle başlayın

Sürdürülebilirlik raporlamasının en sık yapılan hatası, onu yılda bir hazırlanan bir doküman gibi görmek. Oysa rapor, çıktıdır. Asıl iş, o raporu besleyen sürekli ve güvenilir veri akışını kurmaktır:

  • Emisyon verisi: Kapsam 1, 2 ve 3 sınırlarını doğru çizmek ve düzenli toplamak. Başlangıç için karbon ayak izi hesaplama rehberimiz iyi bir çıkış noktası.
  • Enerji ve tüketim verisi: Elektrik, yakıt ve su tüketiminin sayaç ve sistem düzeyinde izlenmesi.
  • Üretim ve süreç verisi: Birim ürün başına kaynak tüketimini görebilmek için makine ve üretim verisinin toplanması.
  • İzlenebilir kayıt: Verinin denetlenebilir, geçmişe dönük tutarlı ve kaynağı belli olması.

Bu dört katman elle tutulan tablolarla bir süre yürüse de, denetime ve müşteri sorgusuna dayanacak güvenilirliğe ancak yazılım altyapısıyla ulaşır. 2026’da TSRS raporları için sınırlı güvence denetimlerinin gündeme gelmesi, “verinin nereden geldiği” sorusunu daha da kritik hâle getiriyor.

İkiz Eksen yaklaşımı: ölç, dönüştür, sürdür

İkiz Eksen’in işi tam da bu noktada başlıyor: önce ölçen, sonra süreci dönüştüren, sonunda sürdürülebilir kılan bir zincir kurmak. Yeşil dönüşüm tarafında karbon ve enerji verisini ölçülebilir hâle getiriyor, dijital dönüşüm tarafında bu veriyi üreten süreçleri ERP ve otomasyon altyapısına bağlıyoruz. İki ekseni birlikte yürütmenin getirisi, raporu sezon sonu telaşından çıkarıp günlük işin doğal bir çıktısı hâline getirmesidir.

Bu birikim havadan gelmiyor. Kardeş şirketimiz Qera’nın 550’den fazla müşteri, 15’ten fazla sektör ve 100’ü aşkın ERP kurulumundan gelen saha deneyimi, yaklaşık 35 kişilik uzman kadro ve Microsoft Azure altyapısı, sürdürülebilirlik verisini gerçek üretim verisiyle aynı sistemde tutmamızı sağlıyor. Hizmeti Türkiye genelinde, anahtar teslim projeler olarak yürütüyoruz.

Kapsamda olun ya da olmayın, sürdürülebilirlik verisini bir defaya mahsus bir proje değil, kalıcı bir yetenek olarak kurmak istiyorsanız çözümlerimize göz atın ya da doğrudan bizimle iletişime geçin. Terimlerde kaybolduğunuzda sözlüğümüz de yanınızda.

Sıkça Sorulan Sorular

TSRS kapsamına giriyor muyum?

Aktif toplamı 1 milyar TL, yıllık net satış hasılatı 2 milyar TL ve 500 çalışan ölçütlerinden en az ikisini iki ardışık dönemde aşıyorsanız kapsamdasınız (16 Ocak 2026 Resmî Gazete’de yayımlanan güncel eşikler). Finansal kuruluşlar bu sayılardan bağımsız değerlendirilir. Kesin durum için mali müşavirinize ve güncel Kurul Kararına başvurun.

TSRS ile CSRD/ESRS aynı şey mi?

İkisi de aynı uluslararası temele (ISSB ve AB çerçeveleri) yakın dursa da farklı düzenlemeler. TSRS Türkiye’de KGK tarafından, CSRD/ESRS ise AB’de uygulanır. AB’ye ihracat yapan veya AB’li bir grup şirketinin parçası olan firmalar her iki tarafı da takip etmek durumunda kalabilir.

Eşikler yükseldiyse artık hiçbir şey yapmama gerek yok mu?

Hayır. Zorunlu raporlama dışında kalmak, müşterilerinizin ve ihalelerin sizden veri istemesini engellemez. Kapsamdaki büyük müşteriler Kapsam 3 emisyonlarını raporlamak için tedarikçi verisi toplar; bu talep eşikten bağımsızdır.

Rapor için önce neye ihtiyacım var?

Rapordan önce veriye. Karbon ayak izi (Kapsam 1-2-3), enerji ve üretim tüketim verilerini düzenli, denetlenebilir biçimde toplayan bir sisteme. Rapor, bu verinin düzenli bir özetidir.

İkiz Eksen bu süreçte ne yapıyor?

Ölçüm altyapısını kuruyor, veriyi üreten süreçleri dijitalleştiriyor ve raporlamayı günlük işin bir çıktısı hâline getiriyoruz. İletişim sayfamızdan mevcut durumunuzu paylaşarak başlayabilirsiniz.

LinkedIn’de paylaş

İlgili yazılar

Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır; resmî mevzuat ve teşvik koşulları için birincil kaynakları (ilgili kurum/Resmî Gazete) teyit edin.

Dijital ya da yeşil dönüşümde nereden başlayacağınızı mı arıyorsunuz?

İkiz Eksen ile başlamak basit: önce mevcut durumunuzu ölçer, yol haritanızı birlikte çıkarırız. Büyük bir programla değil, tek bir adımla başlarsınız.