Avrupa’daki büyük bir müşteriye parça, kumaş ya da yarı mamul satıyorsanız, son iki yıldır masanıza şuna benzer bir form düşmüş olabilir: çalışma koşulları, atık yönetimi, alt tedarikçileriniz, emisyonlarınız. Formun arkasındaki kural genellikle CSDDD, yani AB’nin Kurumsal Sürdürülebilirlik Durum Tespiti Direktifi (Directive (EU) 2024/1760). Şirketlerden, kendi faaliyetlerinde ve tedarik zincirlerinde insan hakları ile çevre risklerini tespit edip önlemelerini bekliyor.
2026’da bu direktif köklü biçimde daraltıldı. “Artık form gelmez” demek ise yanlış olur. Neyin değiştiğini, neyin aynı kaldığını ve bir Türk üreticinin bugün ne hazırlaması gerektiğini sırayla anlatalım.
Omnibus CSDDD’de neyi değiştirdi?
AB’nin “Omnibus I” sadeleştirme paketi (Directive (EU) 2026/470) 26 Şubat 2026’da AB Resmî Gazetesi’nde yayımlandı ve 18 Mart 2026’da yürürlüğe girdi. CSRD tarafındaki değişiklikleri ayrı bir yazıda ele almıştık. CSDDD tarafında öne çıkan başlıklar şunlar:
- Kapsam çok daraldı. AB merkezli şirketlerde 5.000’den fazla çalışan ve 1,5 milyar avroyu aşan net dünya cirosu birlikte aranıyor. AB dışı şirketlerde ölçüt, AB’deki net cironun 1,5 milyar avroyu aşması.
- Takvim kaydı. Üye devletlerin direktifi kendi hukukuna aktarma süresi 26 Temmuz 2028’e uzadı. Kapsamdaki şirketler yükümlülüklere 26 Temmuz 2029’dan itibaren uyacak.
- İklim geçiş planı zorunluluğu kalktı. Şirketlerin Paris hedefleriyle uyumlu plan yapma ve uygulama yükümlülüğü direktiften çıkarıldı. CSRD’deki plan açıklama hükmü ise duruyor.
- Ceza üst sınırı. İdari para cezaları net dünya cirosunun yüzde 3’üyle sınırlandı.
- AB çapında tazminat rejimi silindi. Üye devletler kendi hukuklarında sorumluluğu düzenlemeye devam edebiliyor.
- Risk temelli yaklaşım. Şirketler zincirdeki tüm halkaya aynı derinlikte bakmak yerine, riskin en yüksek olduğu alanlara ve makul biçimde ulaşabildikleri bilgiye öncelik veriyor.
Kaynaklar: AB Resmî Gazetesi’ndeki Omnibus I metni ve hukuk firmalarının (Linklaters, CMS) yayımlanma sonrası özetleri. Kendi durumunuz için son karar vermeden önce EUR-Lex’teki güncel metni teyit edin.
Türk tedarikçi için asıl soru: kapsam dışıysam rahat mıyım?
Büyük olasılıkla doğrudan kapsamda değilsiniz. 5.000 çalışan ve 1,5 milyar avro eşiği, Türkiye’deki üreticilerin büyük çoğunluğunun çok üstünde. Direktif size doğrudan bir yükümlülük getirmese bile, müşteriniz kapsamdaysa sorular size ulaşır. Çünkü durum tespiti, “faaliyet zinciri” denen alanı kapsıyor: müşterinizin tedarikçileri, onların tedarikçileri ve üretim ortakları.
İyi haber şu ki Omnibus bilgi taleplerine bir çerçeve çizdi. Şirketlerin iş ortaklarından, özellikle 5.000’den az çalışanı olanlardan isteyeceği bilgi gerekli ve orantılı olmak zorunda. Sektör girişimleri, çok paydaşlı programlar ve dijital araçlar şirketlerin bu işi yürütmesi için meşru yol olarak tanımlanıyor. Yani aynı müşteriden her yıl farklı, uzun, kendine özgü bir anket görmek yerine, ortak bir formata geçiş bekleniyor.
Öte yandan risk temelli yaklaşım, riskin yüksek olduğu sektörlerde sorgunun sertleşeceği anlamına gelebilir. Tekstil, deri, metal işleme, kimya, plastik ve elektronik gibi alanlarda müşteriler soru sormayı sürdürebilir.
Hangi sorular gelmeye devam edecek?
Pratikte bir AB müşterisinin tedarikçiye yönelttiği sorular genelde üç grupta toplanıyor:
| Alan | Tipik soru | Hazır tutulması gereken kanıt |
|---|---|---|
| Çalışma koşulları | Asgari yaş, çalışma saatleri, iş sağlığı ve güvenliği kayıtları | İK kayıtları, İSG eğitim ve kaza kayıtları, iç prosedür |
| Çevre | Enerji, su, atık, emisyon verisi; tehlikeli madde kullanımı | Sayaç ve fatura verisi, atık beyanları, ISO 14001 ya da benzeri belgeler |
| Alt tedarikçiler | Hammadde nereden geliyor, hangi alt yüklenici çalışıyor | Tedarikçi listesi, menşe belgeleri, alt yüklenici sözleşmeleri |
Bu tablo bir yasa maddesi değil, tipik uygulamanın özeti. Müşterinizin talebi sektörünüze ve ürününüze göre değişir, o yüzden ne istediğini yazılı olarak sormak en güvenli yol.
Üç yeni baskı noktası: sözleşme, denetim ve veri
Direktifin kapsamı daralınca baskı ortadan kalkmadı, biçim değiştirdi.
Sözleşmeye giren maddeler
Büyük müşteriler, davranış kurallarını ve uyum beklentilerini sözleşme ekine koymaya devam ediyor. Bu maddeler çoğunlukla “bilgi verme”, “denetime izin verme” ve “alt tedarikçiye aktarma” yükümlülüklerini içeriyor. İmzalamadan önce bunları satın alma ya da hukuk ekibinizle gözden geçirin. Yerine getiremeyeceğiniz bir taahhüt vermeyin.
Yerinde ve uzaktan denetim
Müşteri ya da bağımsız bir denetçi tesise gelebilir. Denetimde en çok zaman kaybettiren şey, belgenin yokluğundan çok, belgenin üç ayrı klasörde, üç ayrı kişide olması. Kayıtların tek yerde, tarihli ve sorgulanabilir olması süreyi yarıya indirir.
Aynı veriyle birden çok talebi karşılamak
CBAM, CSRD tedarikçi talepleri, TSRS ve CSDDD farklı mevzuatlar ama ham veri çoğunlukla ortak: enerji tüketimi, üretim miktarı, emisyon, atık, çalışan sayıları. Her talep için ayrı tablo kurmak yerine, tek bir veri omurgası kurmak hem maliyeti hem hatayı düşürür. Karbon ayak izi hesaplama yazımızda bu omurganın emisyon tarafını anlattık.
Bugün atılabilecek altı adım
- Müşteri listenizi çıkarın. Hangi AB müşterilerinin 5.000 çalışan ve 1,5 milyar avro eşiğine yakın ya da üstünde olduğunu belirleyin. Bu müşteriler sorgunun kaynağı olacak.
- Gelen talepleri toplayın. Son iki yılda aldığınız anketleri ve denetim isteklerini yan yana koyun. Hangi sorular ortak, hangileri özel?
- Ortak veri setini belirleyin. Enerji, su, atık, emisyon, çalışan ve iş sağlığı göstergelerini tek bir şablonda tanımlayın.
- Alt tedarikçi haritanızı çıkarın. En azından doğrudan tedarikçilerinizi, ülkelerini ve kritik hammaddelerini kaydedin.
- Sorumlu kişi atayın. Taleplere kimin cevap vereceği belli değilse, aynı soruya farklı cevaplar gider.
- Belge tazeliğini kontrol edin. Süresi geçmiş sertifika, müşteri nezdinde kendi başına bir risk işareti.
Veri düzeninden uyuma: İkiz Eksen ne yapıyor?
Bu başlıkların hepsinde ortak zayıf nokta, verinin sahada üretilip ofiste kaybolması. İkiz Eksen’in yaklaşımı ölçüm, yazılım ve uyum zincirine dayanıyor: üretim ve enerji verisi sahadan alınıyor, Qera’nın kurumsal yazılım birikimiyle (15’ten fazla sektörde 550’den fazla müşteri ve 100’ün üzerinde ERP uygulaması) tek bir sistemde toplanıyor, ardından müşterinizin ve mevzuatın istediği çıktıya dönüştürülüyor. Altyapı Microsoft Azure üzerinde çalışıyor. Türkiye genelinde, anahtar teslim projeler olarak yürütüyoruz. Akredite doğrulama gibi özel uzmanlık gerektiren adımları ise çözüm ortaklarıyla yaptırıyoruz. Kimin neyi sağladığını çözümler sayfamızda açıkça yazdık.
Hangi müşteri talebinin sizi hangi veriyle karşılaştıracağını konuşmak isterseniz iletişim sayfamızdan ulaşın. Yaklaşımımızın adımlarını metodoloji sayfasında bulabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
CSDDD’ye doğrudan tabi miyim?
Bir Türk üretici için bu pek olası değil. Direktif, AB merkezli şirketlerde 5.000’den fazla çalışan ve 1,5 milyar avroyu aşan net ciroyu, AB dışı şirketlerde ise AB’deki net cironun 1,5 milyar avroyu aşmasını arıyor. Müşteriniz kapsamdaysa tedarik zinciri sorgusu size ulaşabilir.
Omnibus sonrası müşterim hâlâ benden veri isteyebilir mi?
Evet. Değişen şey, talebin “gerekli ve orantılı” olması gerektiği ve şirketlerin ortak sektör girişimleri ile dijital araçlara yönlenmesi. Veri talebi ortadan kalkmadı, çerçevesi netleşti. Müşterinizden talebin gerekçesini ve formatını yazılı olarak istemeniz makul.
Ne zaman devreye girecek?
Üye devletlerin direktifi ulusal hukuka aktarması için son tarih 26 Temmuz 2028. Kapsamdaki şirketlerin yükümlülüklere uyumu ise 26 Temmuz 2029’dan itibaren bekleniyor. Müşteriler bu tarihten önce de kendi politikaları gereği tedarikçilerini sorgulayabiliyor.
Ceza ya da tazminat riski bana mı yansır?
Direktifin cezaları kapsamdaki şirketlere uygulanır ve net dünya cirosunun yüzde 3’üyle sınırlandı. Siz bir tedarikçi olarak ceza muhatabı olmazsınız. Yine de müşteri sözleşmesindeki yükümlülükler sözleşme feshi ya da sipariş kaybı gibi ticari sonuçlar doğurabilir. Sözleşme maddelerini bu açıdan okuyun.
CBAM ile CSDDD aynı veriyi mi ister?
Büyük ölçüde evet, aynı ayrıntıda değil. CBAM ürün bazında gömülü emisyon ister ve doğrulama gerektirir. CSDDD ise çevre ve insan hakları risklerine daha geniş bakar. Enerji, üretim ve emisyon verisini tek yerde toplamak ikisine de yarar. Başlangıç noktası için ikiz dönüşüm sayfamıza göz atabilirsiniz.
